D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ya eyyuha | ey | يَٰٓأَيُّهَا | |
› |
| 2 | ellezine | kimseler | ٱلَّذِينَ | |
› |
| 3 | amenu | inanan(lar) | ءَامَنُوا۟ | Amn |
امن |
| 4 | tubu | tevbe edin | تُوبُوٓا۟ | twb |
توب |
| 5 | ila | إِلَى | |
› | |
| 6 | llahi | Allah'a | ٱللَّهِ | |
› |
| 7 | tevbeten | tevbe ile | تَوْبَةً | twb |
توب |
| 8 | nesuhen | yürekten | نَّصُوحًا | nSH |
نصح |
| 9 | asa | umulur ki | عَسَىٰ | Esy |
عسي |
| 10 | rabbukum | Rabbiniz | رَبُّكُمْ | rbb |
ربب |
| 11 | en | أَن | |
› | |
| 12 | yukeffira | örter | يُكَفِّرَ | kfr |
كفر |
| 13 | ankum | sizden | عَنكُمْ | |
› |
| 14 | seyyiatikum | kötülüklerinizi | سَيِّـَٔاتِكُمْ | swA |
سوا |
| 15 | ve yudhilekum | sizi sokar | وَيُدْخِلَكُمْ | dxl |
دخل |
| 16 | cennatin | cennetlere | جَنَّٰتٍ | jnn |
جنن |
| 17 | tecri | akan | تَجْرِى | jry |
جري |
| 18 | min | مِن | |
› | |
| 19 | tehtiha | altlarından | تَحْتِهَا | tHt |
تحت |
| 20 | l-enharu | ırmaklar | ٱلْأَنْهَٰرُ | nhr |
نهر |
| 21 | yevme | günde | يَوْمَ | ywm |
يوم |
| 22 | la | لَا | |
› | |
| 23 | yuhzi | utandırmayacağı | يُخْزِى | xzy |
خزي |
| 24 | llahu | Allah'ın | ٱللَّهُ | |
› |
| 25 | n-nebiyye | nebiyi | ٱلنَّبِىَّ | nbA |
نبا |
| 26 | vellezine | ve olanları | وَٱلَّذِينَ | |
› |
| 27 | amenu | inanmış | ءَامَنُوا۟ | Amn |
امن |
| 28 | meahu | onunla beraber | مَعَهُۥ | |
› |
| 29 | nuruhum | onların nuru | نُورُهُمْ | nwr |
نور |
| 30 | yes'aa | koşar | يَسْعَىٰ | sEy |
سعي |
| 31 | beyne | önleriden | بَيْنَ | byn |
بين |
| 32 | eydihim | önleriden | أَيْدِيهِمْ | ydy |
يدي |
| 33 | ve bieymanihim | ve sağ yanlarından | وَبِأَيْمَٰنِهِمْ | ymn |
يمن |
| 34 | yekulune | derler ki | يَقُولُونَ | qwl |
قول |
| 35 | rabbena | Rabbimiz | رَبَّنَآ | rbb |
ربب |
| 36 | etmim | tamamla | أَتْمِمْ | tmm |
تمم |
| 37 | lena | bize | لَنَا | |
› |
| 38 | nurana | nurumuzu | نُورَنَا | nwr |
نور |
| 39 | vegfir | ve bağışla | وَٱغْفِرْ | gfr |
غفر |
| 40 | lena | bizi | لَنَآ | |
› |
| 41 | inneke | doğrusu senin | إِنَّكَ | |
› |
| 42 | ala | üzerine | عَلَىٰ | |
› |
| 43 | kulli | her | كُلِّ | kll |
كلل |
| 44 | şey'in | şey | شَىْءٍ | $yA |
شيا |
| 45 | kadirun | gücün yeter | قَدِيرٌ | qdr |
قدر |
Diğer Mealler
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.
"Ey iman edenler! Gönülden gelen bir tövbe ile Allah'a yöneliniz. Belki Rabbiniz kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla beraber iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların önlerinden ve sağlarından nurları aydınlatıp gider de,'Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi affet, çünkü senin her şeye gücün yeter' derler."
Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a yönelin! Umulur ki Rabbiniz sizden kötülüklerinizi örter. Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri rezil etmeyeceği günde Allah sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Onların ışığı önlerinden ve sağlarından koşar (ve) "Rabbimiz! Işığımızı bizim için tamamla; bizi bağışla! Şüphesiz ki sen her şeye gücü yetensin." derler.
Ey iman edenler, ALLAH'a yürekten tövbe edin ki Efendiniz kötülüklerinizi örtsün ve altından ırmaklar akan bahçelere soksun. ALLAH, o gün peygamberi ve beraberinde bulunanları utandırmaz. Işıkları, önlerinden sağ yanlarına doğru yayılır ve, "Efendimiz, bizim için ışığımızı tamamla ve bizi bağışla; sen her şeye gücü yetensin" derler.
Ey inanıp güvenenler! Örnek bir dönüşle Allah'a dönün. Belki Sahibiniz, nebilerini ve inanıp güvenenleri (müminleri) aşağılamayacağı günde kabahatlerinizi örter de sizi içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. (Oraya gidecek olanların) Nurları önlerini ve sağ yanlarını aydınlatır. Şöyle derler: "Rabbimiz, nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Her şeye bir ölçü koyan sensin."
Ey inanca çağırılanlar! Yürekten pişmanlığınızı Allah'a gösterin. Efendinizin, kötülüklerinizi örtmesi ve altlarından ırmaklar akan cennetlere sizi yerleştirmesi umut edilebilir. O gün, Allah, hem peygamberi hem de Onunla birlikte olan inananları utandırmayacaktır. Önlerinden ve sağ yanlarından aydınlıkları yayılır. Şöyle derler: "Efendimiz! Aydınlığımızı tamamla ve bizi bağışla. Kuşkusuz, Sen, her şeye Gücü Yetensin!"
Siz ey iman edenler! Samimi bir kalp ile tevbe ederek içten bir sadakatle Allah'a yönelin! Umulur ki Rabbiniz günahlarınızı örter ve Allah'ın peygamber ve ona katılarak iman edenleri mahcup etmeyeceği o gün, sizi zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyar: Onlar önlerinden ve sağlarından ışık saçarlar ve şöyle dua ederler: "Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla: çünkü sen her şeye kadirsin!
Ey iman edenler! Etkili öğüt veren bir tövbe ile Allah'a yönelin. Umulur ki Rabbiniz, çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte inananları utandırmayacaktır. Onların ışığı önlerinden ve sağ yanlarından koşup gelir. Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Işığımızı tamamla ve bizi bağışla! Sen her şeye Kadir'sin, her şeye gücün yeter."
Ey iman edenler! Allah'a kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar parıldar. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla! Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin."
Ey iman edenler, Allah'a öyle tevbe ile tevbe edin ki, nasuh (gayet ciddi, samimi) bir tevbe olsun! Ola ki Rabbiniz kusurlarınızı örter, Allah'ın peygamberi ve onun beraberinde iman edenleri utandırmayacağı günde sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşacak, şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz, bizlere nurumuzu tamamla ve bizi bağışla; şüphesiz ki sen her şeye kadirsin!"
Siz ey imana ermiş olanlar! Gönülden tevbe ederek Allah'a yönelin! Umulur ki Rabbiniz kötü fiilerinizi yok eder ve Allah'ın Peygamberi ile o'nun inancını paylaşanları utandırmayacağı o Gün, sizi içinden ırmaklar akan bahçelere koyar. Onlar, önlerinden ve sağ taraflarından hızla ışık yayarlar ve "Ey Rabbimiz!" diye yalvarırlar, "Bu ışığımızı ebediyyen parlat ve günahlarımızı bağışla! Çünkü Sen her şeye kadirsin!"
Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. "Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter" derler.
Ey o bütün iyman edenler! Allaha öyle tevbe edin ki nasuh (gayet ciddi, müessir, öğütcü) bir tevbe olsun, gerek ki rabbınız sizden kabahatlerinizi keffaretle örter de sizleri altından ırmaklar akar Cennetlere koyar, o gün ki Allah Peygamberini ve onun maıyyetinde iyman edenleri utandırmıyacak, nurları önlerinde ve sağlarında koşacak, şöyle diyecekler: ya rabbena! Bizlere nurumuzu tamamla ve bizleri mağfiretinle yarlığa, şübhesiz ki sen her şey'e kadirsin.
Ey inananlar, Allah'a yürekten tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter; Allah'ın, peygamberi ve onunla beraber inanmış olanları utandırmayacağı günde, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. (O gün) onların nuru, önlerinden ve sağ yanlarından koşar. Derler ki: "Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Doğrusu, senin herşeye gücün yeter!"
Ey inananlar, Tanrı'ya kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Tanrı sizin kötülüklerinizi örter (yükeffire) ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Tanrı, Peygamberi ve onunla birlikte inananları küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar parıldar. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz sen her şeye güç yetirensin."
Ey iman edenler, tam bir sıdk-u hulusa malik bir tevbe ile Allaha dönün. Olur ki Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah peygamberini ve iman edib onunla beraber olanları rüsvay etmeyecek, nuurları önlerinde ve sağlarında koşacak, "Ey Rabbimiz, diyecekler, bizim nuurumuzu tamamla, bizi yarlığa. Şübhesiz ki Sen herşey'e hakkıyle kaadirsin".
Ey iman edenler; Allah'a nasuh tevbesi ile tevbe edin. Umulur ki Rabbınız kötülüklerinizi örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. O gün, Allah; peygamberini ve onunla beraber olan mü'minleri utandırmayacak. Onların nurları önlerinde ve sağlarında koşacak; Rabbımız, ışığımızı tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz ki Sen, her şeye kadirsin, diyecekler.
-Ey iman edenler, tam arınarak Allah'a tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz, günahlarınızı örter ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere girdirir. O gün, Allah, Peygamberi ve onunla beraber iman etmiş olanları utandırmaz. Nurları önlerinden ve yanlarından koşar. Rabbimiz, derler. Bizim nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.
Ey iman edenler! Samimi ve kesin bir dönüşle Allah'a tövbe ediniz! Böyle yaparsanız Rabbinizin sizin günahlarınızı affedeceğini, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğini umabilirsiniz. O gün Allah, Peygamberini ve onun beraberindeki müminleri utandırmaz. Onların nuru, önlerinden ve sağ taraflarından sür'atle ilerler.Şöyle derler onlar: "Ey Kerim Rabbimiz! Nurumuzu daha da artır, tamamına erdir, kusurlarımızı affet, çünkü Sen her şeye kadirsin."
Ey iman edenler! Allah'a özden ve kesin bir tövbe ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi sizden örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere dahil eder. O süreçte Allah, O Nebi'yi ve Onunla beraber iman etmişleri rezil - rüsva etmez! Onların nuru, önlerinden ve sağ taraflarında koşar. Derler ki: "Rabbimiz... Nurumuzu tamamla ve bizi mağfiret eyle... Muhakkak ki sen her şeye Kaadir'sin. "
Ey inananlar, ALLAH'a yürekten tevbe edin ki Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün ve altından ırmaklar akan cennetlere soksun. ALLAH, o gün peygamberi ve beraberinde bulunanları utandırmaz. Işıkları, önlerinden sağ yanlarına doğru yayılır ve, 'Rabbimiz, bizim için ışığımızı tamamla ve bizi bağışla; sen herşeye gücü yetensin,' derler.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…