Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
7. Araf 8
İzin Günü tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce The balance that day will be true (to nicety): those whose scale (of good) will be heavy, will prosper: ✖
Almanca Und das Wägen an jenem Tage wird wahrhaftig sein. Diejenigen, deren Waagschale dann schwer ist, werden erfolgreich sein. ✖
Özbekçe Ўша куни (амалларни) тортиш ҳақдир. Бас, кимнинг тортилган (амаллари) оғир келса, ана ўшалар нажот топгувчилардир. ✖
وَٱلْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ ۚ فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: İzin Günü tartı tam doğrudur. Allah kendisinden öğretir ve emir verir. 19 ayet
Sonra onun yanına girdiklerinde: "Ey saygıdeğer Aziz! Bize ve ailemize darlık dokundu. Az bir sermaye ile geldik. Bize tam ölçek ver ve bize tasaddukta bulun. Kuşkusuz, Allah tasadduk edenlerin cezalarını verir." dediler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَلَمَّا دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ قَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْعَزِيزُ مَسَّنَا وَأَهْلَنَا ٱلضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَٰعَةٍ مُّزْجَىٰةٍ فَأَوْفِ لَنَا ٱلْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَآ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ يَجْزِى ٱلْمُتَصَدِّقِينَ
Yüklerini yüklettikten sonra, kendilerine: "Baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görüyorsunuz ki ölçüyü tam tutuyorum ve ben iyi bir misafirperverim." dedi
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَلَمَّا جَهَّزَهُم بِجَهَازِهِمْ قَالَ ٱئْتُونِى بِأَخٍ لَّكُم مِّنْ أَبِيكُمْ ۚ أَلَا تَرَوْنَ أَنِّىٓ أُوفِى ٱلْكَيْلَ وَأَنَا۠ خَيْرُ ٱلْمُنزِلِينَ
Ölçüyü çiğnemeyin.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
Tartıyı hakkaniyetle ayakta tutun. Ölçüyü eksiltmeyin.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
Ölçüde ve Tartıda Hile yapanların vay haline!
mealde düzenleme yapılmıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
Onlar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
Büyük gün için
mealde düzenleme yapılmıştır.
لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
Hani! Şuayb onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ
"Sizin için güvenilir bir resulüm."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
"Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
"Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
۞ أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ
"Doğru terazi ile tartın."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ
"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
"Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı takva sahibi olun."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ
İşte onlar, Rablerinin ayetleri ile ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden onların yaptıkları boşa çıkar, O kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.
mealde düzenleme yapılmıştır.
أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَزْنًا
Ve O adil O teraziyi kurarız O kıyamet günü asla haksızlık yapılmaz kimseye hiçbir dane nede hardal ağırlığınca bile olsa herşeyi hesaba katarız, Hesap gören olarak Biz yeteriz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا ۖ وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا ۗ وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 velveznu ve tartı وَٱلْوَزْنُ wzn وزن
2 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ ›
3 l-hakku tam doğrudur ٱلْحَقُّ Hqq حقق
4 femen kimin فَمَن ›
5 sekulet ağır gelirse ثَقُلَتْ vql ثقل
6 mevazinuhu tartıları مَوَٰزِينُهُۥ wzn وزن
7 feulaike işte فَأُو۟لَٰٓئِكَ ›
8 humu onlar هُمُ ›
9 l-muflihune kurtulanlardır ٱلْمُفْلِحُونَ flH فلح

Diğer Mealler

1. Meal

Gerçek tartı kıyamet günündedir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtulanlardır.

2. Meal

O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

3. Meal

O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

4. Meal

O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.

5. Meal

O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.

6. Meal

O gün, tartı gerçektir. Artık, kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erişenler, işte onlardır.

7. Meal

Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse, işte o kesintisiz mutluluğa erişir.

8. Meal

O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.

9. Meal

O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.

10. Meal

O gün tartı tam hakkiyle yapılacaktır. Artık kimin tartıları ağır basarsa, işte onlar, arzularına ereceklerdir.

11. Meal

Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda (doğru ve yararlı davranışlarının) yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar;

12. Meal

O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

13. Meal

Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felah bulacaklar

14. Meal

O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

15. Meal

O gün tartı haktır (dosdoğrudur). Kimin tartıları ağır basarsa, İşte kurtulanlar onlardır.

16. Meal

(Herkesin dünyada yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir.

17. Meal

Tartı, o gün haktır. Kimin terazisi ağır basarsa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.

18. Meal

İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır

19. Meal

O gün, dünyada yapılan işlerin tartılması kesin gerçekleşecek. Artık kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar muratlarına ereceklerdir.

20. Meal

O süreçte vezn (her şeyin Allah hükümlerine göre artısıyla eksisiyle değerlendirilmesi) Hak'tır... Artık kimin mizanları (değerlendirilmeleri) ağır basarsa (nefsinde), işte onlar, engelleri yarıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

21. Meal

O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın