Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
18. Kehf 91
İşte böyle ve muhakkak onun yanındaki ile haberdar ederek biliyorduk
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce (He left them) as they were: We completely understood what was before him. ✖
Almanca Und so war es; und Wir umfaßten mit Wissen, wie es um ihn bestellt war. ✖
Özbekçe Ана шундай, батаҳқиқ, Биз унинг олдидаги нарсанинг хабарини иҳота қилдик. (Яъни, мағрибдаги ҳақ сўзлар ва ишлар машриқда ҳам жорий қилинди. Зулқарнайн мағрибда ҳукмронлик қилганидек, машриқда ҳам ҳукмронлик қилди. Биз, шубҳасиз, Зулқарнайннинг ҳузуридаги ҳамма нарсанинг хабарини тўлиқ биламиз.) ✖
كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kezalike işte böyle كَذَٰلِكَ ›
2 ve kad ve muhakkak وَقَدْ ›
3 ehatna biliyorduk أَحَطْنَا HwT حوط
4 bima بِمَا ›
5 ledeyhi onun yanındakini لَدَيْهِ ›
6 hubran ilmimizle خُبْرًا xbr خبر

Diğer Mealler

1. Meal

İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.

2. Meal

İşte onun durumu böyledir. Onun bilgi olarak sahip olduğu her şeyi biz biliriz.

3. Meal

İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.

4. Meal

İşte böyle... Onun her bulduğunu tamamıyla biliyorduk.

5. Meal

İşte böyle; Biz o topluğun her şeyini biliyorduk.

6. Meal

İşte böyle. Kendisinde olan her şeyi bilgimizle kaplamıştık.

7. Meal

onların yaşam tarzı da işte böyleydi; fakat doğrusu Biz, onun sahip olduğu tasavvuru derin bir bilgiyle kuşatmışızdır.

8. Meal

İşte böyle! Biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.

9. Meal

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup biten her şeyi) biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

10. Meal

İşte böyle. Halbuki Biz, onun yanında nelerin bulunduğunu tamamen biliyorduk.

11. Meal

(Biz onları) işte böyle (bir yaşama tarzı içinde, böyle bir düzeyde bırakmıştık ve o da onları öylece kendi hallerine bıraktı;) ve muhakkak ki sınırsız bilgimizle Biz onun zihninden geçenleri kuşatmış bulunuyorduk.

12. Meal

İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.

13. Meal

Böyle, halbuki onun yanında neler vardı temamını biz biliyorduk

14. Meal

İşte (Zu'l-Karneyn) böyle (yüksek bir mevkie ve hükümranlığa sahip) idi. Onun yanında (daha) nice bilgi ve yetki bulunduğunu biliyorduk.

15. Meal

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup biten her şeyi) biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

16. Meal

İşte (Zülkarneynin işi) böyle idi. Halbuki onun yanında (neler vardı) ki biz hepsini ilm (imiz) le kuşatmışızdır.

17. Meal

İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştan başa biliyorduk Biz.

18. Meal

İşte böyle, onun yanındakilerin hepsini baştan başa biliyorduk.

19. Meal

İşte Zülkarneyn, böyle yüksek bir hükümranlığa sahip idi. Onun yanında ne var, ne yoksa Biz hepsine vakıf idik.

20. Meal

İşte böyle... Biz Onu, ondaki ile ihata etmiştik.

21. Meal

İşte böyle... Onun her bulduğunu tamamıyla biliyorduk.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın