Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
15. Hicr 97
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce We do indeed know how thy heart is distressed at what they say. ✖
Almanca Und wahrlich, Wir wissen, daß deine Brust beklommen wird wegen dem, was sie reden. ✖
Özbekçe Албатта, Биз уларнинг айтаётганларидан сенинг дилинг сиқилишини яхши биламиз. ✖
وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz Onlar ne söylüyorlar da Elçinin göğsü daralıyor? 33 ayet
Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
كِتَٰبٌ أُنزِلَ إِلَيْكَ فَلَا يَكُن فِى صَدْرِكَ حَرَجٌ مِّنْهُ لِتُنذِرَ بِهِۦ وَذِكْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ
O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunanın bir kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَلَعَلَّكَ تَارِكٌۢ بَعْضَ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَضَآئِقٌۢ بِهِۦ صَدْرُكَ أَن يَقُولُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ كَنزٌ أَوْ جَآءَ مَعَهُۥ مَلَكٌ ۚ إِنَّمَآ أَنتَ نَذِيرٌ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ
Musa, "Rabbim! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
"Göğsüm daralır, dilim dönmez; onun için Harun'u gönder."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ
Ve herşeyi sana anlatıyoruz Resullerin haberlerinden kalbini onun ile sabitleştirecek olanları Bunun içinde O Hakk, müminler için öğüt ve hatırlatma sana geldi.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَكُلًّا نَّقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِهِۦ فُؤَادَكَ ۚ وَجَآءَكَ فِى هَٰذِهِ ٱلْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ
Kafirler, "Sen gönderilmiş değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda en iyi tanık olarak Allah ve yanlarında Kitap'ın bilgisi olanlar yeter."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَسْتَ مُرْسَلًا ۚ قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْكِتَٰبِ
Dediler ki: "Bu nasıl bir resul ki, yiyor-içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!"
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالُوا۟ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأْكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشِى فِى ٱلْأَسْوَاقِ ۙ لَوْلَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا
Seni gördükleri zaman: "Allah'ın Resul olarak gönderdiği bu mu?" diye alay konusu ediniyorlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَإِذَا رَأَوْكَ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى بَعَثَ ٱللَّهُ رَسُولًا
Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۚ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Ve küfreden kimseler Dediler : "O Kur'an onun üzerine bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" . Oysaki onun ile senin kalbine sabitleştirmek için tertilleyerek okuduk,
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَٰحِدَةً ۚ كَذَٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِۦ فُؤَادَكَ ۖ وَرَتَّلْنَٰهُ تَرْتِيلًا
Ant olsun ki Biz, onların: "Ona ancak bir beşer öğretiyor." dediklerini biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu ise apaçık bir Arapça'dır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌ ۗ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِىٌّ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّ مُّبِينٌ
Onlar, senin için "Allah'ın üzerine yalan iftira etti." diyorlar. Oysaki Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Batılı siler. Ve kelimeleriyle hakkı ortaya koyar. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا ۖ فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخْتِمْ عَلَىٰ قَلْبِكَ ۗ وَيَمْحُ ٱللَّهُ ٱلْبَٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Şöyle dediler: "Bizden biri olan bir beşere mı biz ona mı uyacağız? Öyle yaparsak kesinlikle bir sapkınlık ve çılgınlık yapmış oluruz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ
Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın resulüne verilenin benzeri bize de verilmedikçe asla iman etmeyiz." derler. Allah, resullük görevini kime vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere, yaptıkları aldatmalar yüzünden, Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap vardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ۘ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ ۗ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ
"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنَ ٱلْقَرْيَتَيْنِ عَظِيمٍ
"Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız." dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا
"Veya senin hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı ve aralarından gürül gürül nehirler akıtmalısın."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا
Veya iddia ettiğin gibi, göğü paramparça edip üzerimize yıkmalısın. Veya Allah'ı ve melekleri karşımıza çıkarmalısın
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَوْ تُسْقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا أَوْ تَأْتِىَ بِٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ قَبِيلًا
"Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resulden başka bir şey miyim ki?"
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ ۗ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا
İnsanlara, doğru yola ileten rehber gelince, onları iman etmekten alıkoyan şey, "Allah, ölümlü bir beşeri mi resul gönderdi?" şeklindeki anlayışlarıdır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا
De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا
De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter." Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا
İçlerinden kimileri de sadakalar hakkında sana dil uzatır. Eğer kendilerine pay verilirse hoşlanırlar, verilmeyince de hemen kızarlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَمِنْهُم مَّن يَلْمِزُكَ فِى ٱلصَّدَقَٰتِ فَإِنْ أُعْطُوا۟ مِنْهَا رَضُوا۟ وَإِن لَّمْ يُعْطَوْا۟ مِنْهَآ إِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ
Bilmediler mi ki kullarından tevbeyi kabul eden ve sadakaları alan Allah'tır. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَأْخُذُ ٱلصَّدَقَٰتِ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
"Mecnun bir şair için ilahlarımızı terk edenler mi olacağız?" derlerdi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ
Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ
Senin için göğsünü açmadık mı?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
Yükünü üzerinden atmadık mı?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ
o ki sırtını çatırdatmıştı
mealde düzenleme yapılmıştır.
ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ
Senin zikrini yükseltmedik mi?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
Zira zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَإِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا
Elbette zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا
O halde her fırsatta kararlılıkla yeni şeyler yapmaya giriş.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَإِذَا فَرَغْتَ فَٱنصَبْ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 velekad ve andolsun وَلَقَدْ ›
2 nea'lemu biliyoruz (ki) نَعْلَمُ Elm علم
3 enneke senin أَنَّكَ ›
4 yediku daralıyor يَضِيقُ Dyq ضيق
5 sadruke göğsün صَدْرُكَ Sdr صدر
6 bima şeylere بِمَا ›
7 yekulune onların söylediklerine يَقُولُونَ qwl قول

Diğer Mealler

1. Meal

And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.

2. Meal

"Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı senin canının sıkıldığını biliyoruz."

3. Meal

Yemin olsun ki onların söyledikleri şeyler yüzünden senin içinin daraldığını biliyoruz.

4. Meal

Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz.

5. Meal

İyi biliyoruz ki onların sözlerinden dolayı için daralıyor.

6. Meal

Gerçek şu ki, söylediklerinden dolayı, göğsünün daraldığını da biliyoruz.

7. Meal

Doğrusu, onların söyledikleri şeylerden dolayı içinin daraldığını Biz de biliyoruz.

8. Meal

Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

9. Meal

Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

10. Meal

Andolsun ki, onların sözlerine gerçekten içinin sıkıldığını biliyoruz.

11. Meal

Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü içinin daraldığını kuşkusuz, biliyoruz:

12. Meal

Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.

13. Meal

Celalim hakkı için biliyoruz ki onların tefevvühatına senin cidden göğsün daralıyor

14. Meal

Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.

15. Meal

Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

16. Meal

Andolsun, biliyoruz ki onların söyleyip durduklarından göğsün cidden daralıyor (habibim).

17. Meal

Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.

18. Meal

Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.

19. Meal

Onların bu kabil iddialarından ötürü senin canının sıkıldığını çok iyi biliyoruz.

20. Meal

Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden içinin daraldığını elbette biliyoruz.

21. Meal

Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın